kağan işmen'in iddiaları hakkında duyuru (7)
   


  • 1.
    santral sözlük yönetimi ve bilgi üniversitesi iletişim fakültesi reklamcılık bölümü öğretim üyesi kağan işmen arasında geçen e-posta trafiğini, kağan işmen'in haklarını ihlal edebileceği gerekçesiyle yayımlamamayı uygun görmüştük. işmen'e de konuyla ilgili olarak yargıya müracaat edeceğimizi bildirmiştik. kendisi ise “lütfen edin. aynı karşılığı bulacağınızı söylemeye bilmem gerek var mı? kimin yazdığında haraket [hakaret] var, mahkemeler karar versin.” demişti. böylelikle vardığımız son nokta, konunun hukuki yollardan çözüleceği şeklindeydi.

    ancak daha sonra, biz kamuya hiçbir şekilde hiçbir duyuru yapmamışken, sayın işmen'in santral sözlük'ten atıldığı ve hakarete maruz kaldığı şeklinde bilgiler içeren girdilerin girilmesi, ardından işmen'in facebook'ta bu konuda propoganda yapmaya başlaması, santral sözlük yönetimini töhmet altında bırakmıştır. bu durumdan ötürü santral sözlük yönetiminin nefsi müdafaa hakkı doğmuştur.

    kamuya, özellikle de işmen'in hakarete uğradığını düşünen ve santral sözlük yönetimine nefretini kusan tüm yazarlara, kağan işmen'le aramızda geçen tartışmayı noktasına virgülüne dokunmadan sunuyoruz. e-posta trafiği sırasında işmen, bazen santral sözlük yönetiminin yanıtını beklemeksizin iki veya üç kere e-posta atmıştır, yani aralarda santral sözlük yönetiminin verdiği yanıtlar bulunmadığı için eksilttiğimiz bir kısım olduğunu sanılmamalıdır. bu e-postaların değiştirilmiş olduğunu iddia eden biri çıkarsa, hiçbir şekilde değiştirilmedikleri de ispatlanacaktır.

    ekte ayrıca, kağan işmen'in “sansürlendiğini” iddia ettiği tüm girdileri bulacaksınız (işmen, ekteki son üç girdiyi aramızdaki e-posta trafiğinden sonra girmiştir, yani bunları sansürlemedik; bu sırada işmen, halihazırda konuk yazardı).

    kamuoyuna saygı ile duyurulur.

    gönderen: kagan ismen
    alıcı: santral sözlük
    tarih: 2 mart 2010 19:26
    konu: selam, ben su...

    ileti: selam, nick name’im “su”

    santral sözlük’te mana veremediğim bir şekilde yazarlıktan konukluğa terfi ettim, bunun bir açıklaması var mıdır acaba ?
    yoksa boş vereyim mi ?

    --------------

    gönderen: kagan ismen
    alıcı: santral sözlük
    tarih: 2 mart 2010 19:29
    konu: re: selam, ben su...

    ileti: 7. konuk yazarlar için 15 altın kural başlığını incelemek ve hatmetmek üzere "konuk yazarlar tatil cenneti"ne bir haftalık tatil çeki kazanmıştır.
    (sahtepetrucci)

    bu mesajı yazan arkadaşla da tanışmayı çok isterim.

    ---------------

    gönderen: kagan ismen
    alıcı: santral sözlük
    tarih: 2 mart 2010 19:40
    konu: re: selam, ben su...

    ileti: santral sözlük’teki kadar hızlı göremedim sizi :)

    ---------------

    gönderen: santral sözlük
    alıcı: kagan ismen
    tarih: 2 mart 2010 19:46
    konu: re: selam, ben su...

    ileti: merhaba,

    açıklama olarak "konuk yazarlar için 15 altın kural" başlığının 5. maddesini okuyabilirsiniz. bu konudaki uyarı üyelik sürecinde de belirtiliyordu ama sanırım atlamışsınız. girdilerinizi düzenlediğinizde yazarlığınızı tekrar onaylayacağız.

    ---------------

    gönderen: kagan ismen
    alıcı: santral sözlük
    tarih: 3 mart 2010 02:22
    konu: re: selam, ben su...

    ileti: siz sanal dünyada oyun mu oynuyorsunuz ?
    kimi yasakladýðýnýzý bilmiyor musunuz ?
    birini yasaklamadan kim olduðuna bakmýyor musunuz ?

    bilgi'nin hocalarýnýn sesini mi kesiyorsunuz santral sözlük'te?
    santral sözlük'e böyle mi bakalým ?

    5. madde neymiþ ?
    sonuçta ben bir yerde var olacaksam, buradan bir fayda saðlamalýyým.
    bu bir araþtýrma da olabilir (ki þu anda yaptýðým bir araþtýrmaya engel
    oluyorsunuz) iþin eðlencesi de... biz sonuçta tüketiniz hizmetinizi.

    santral sözlük'ün yaratýcýlarý dil konusunda bu kadar sýð mý ?
    koyduklarý bir kuralý, bir hocalarýyla tartýþamayacak kadar kalýplarýn
    içine mi hapsolmuþ ? yapýlan herhangi bir eylemi, hiç sorgulamadan
    yargýlayacak bir yer mi santral sözlük ? ve bunu kime karþý yapýyor ? türk
    dili'nin doðru kullanýlmasý adýna yýllarca mücadele vermiþ birine bu
    uygulamayý reva görme cesaretini nereden alýyor santral sözlük ? türkçe
    konusunda bir þeyler yapmak istiyorsa santral sözlük, öncelikle bunu
    tartýþabilecek bilgi, deneyim ve tecrübede olmalý. türkçe'yi tartýþmaktan
    korkmamalý. her kim olursa olsun, türkçe'yi sizin talimatlarýnýz
    doðrultusunda kullanmadý diye, hiç durumu sorgulamadan aklýnca
    cezalandýrmamalý.

    nedir noktalama iþaretleri ?
    nedir kullaným amacý ?
    bir duygu ifade etmek deðil mi ?
    cümleyi doðru okumamazý saðlayacak yardýmcý öðe deðil mi ?
    eee ben de tdk'nýn resmi sitesinde yazmýyorum sonuçta, sýnava tabii
    tutalayým.
    benim yazdýðým her cümleyi, en iyi ifade eden noktalamayý kullanýyorum ben.
    burasý santral sözlük. olur ya hayatta, dilde bir ilerleme olacaksa, beþiði
    olmasý gereken yer. bir üniversitenin sözlüðü burasý. siz burada aykýrý bir
    sesi nasýl kýsarsýnýz ? hiç sorgulamadan ? hele hele bu ses bilgi'de bir
    hocaya aitse !

    sizi derhal gerçek hayata davet ediyorum. yaptýðýnýz hatayý derhal
    düzeltin.
    dil polisliði yapmayý býrakýn da, dili tartýþabilmek için özgür bir alan
    yaratýn. bu 15 altýn kuralýnýzýn içine, bir 16'cýyý ekleyin gerekiyorsa,
    buraya bilgi'ye yakýþýr biz özgürlük alaný açýn. açýn ki, esinlendiðiniz
    benzer sitelerden farkýlaþmayý baþarýn. bir iþ yapacaksanýz, bari bir adým
    da olsa ileri taþýyýn.

    ses kýsmak bilgi'nin herhangi bir etkinliðine hiç mi hiç yakýþmýyor !
    neyse bu konudaki düþünceniz net bir þekilde ortaya koyun da, biz de sizi
    tanýyalým, ona göre deðer verelim.

    -----------


    gönderen: santral sözlük
    alıcı: kagan ismen
    tarih: 3 mart 2010 03:06
    konu: re: selam, ben su...


    ileti: merhaba;

    sözlük kuralları kişiye göre değişiklik göstermiyor. belirli kriterlerimiz var, bunlara uymayan yazarları gördüğümüzde adına ve soyadına bakmaksızın konuk yazar statüsüne geri döndürüyoruz. sizin gibi, bilgi üniversitesi'nde hocalık yapmakta olan birkaç yazarımız daha var, sözlük kurallarına dikkat ettikleri için şu ana kadar onlarla ilgili hiçbir sıkıntı yaşamadık.

    diğer yandan, kullandığınız dil sadece bizi değil, santral sözlük'te yazmakta olup dil konusunda hassasiyet gösteren birçok yazarı da rahatsız etti. yazdığınız girdilerle ilgili arka arkaya gelen birçok şikayet var.

    sizi yasaklamak gibi bir düşüncemiz yok; zaten söylemlerinizde "yasaklanacak" bir şey yok. örneğin benerci lakaplı yazarı aratırsanız, gerçek anlamda "aykırı" düşüncenin sözlükte nasıl yer bulduğunu görebilirsiniz. burası sözlük konseptli bir site, yani bir forum değil. zehir zemberek yanıt yazmadan önce kendi yazdıklarınıza bir bakmaya ne dersiniz?

    "santral sözlüğe girerken yanınıza almamanız gerekenler

    ben "kimlik" diye açayım konuyu... eğlenceli bir yere varır nasıl olsa :)"

    "su

    bu başlığı "santral sözlük polisi" basmış... kaçın !
    oldu mu hocam? :)"

    sizce bu yazdıklarınız tanım içeriyor mu? öte yandan, yazdığınız 26 girdinin 26'sının da smiley ile bittiğinin farkında mısınız? yazı dilinin duyguları ifade ettiğini söylediğiniz için merak ediyoruz, gerçekten 26 girdinin 26'sını da gülümseyerek mi yazdınız? dilde bir ilerleme olacaksa, santral sözlük bu ilerlemenin beşiği olmalı demişsiniz. öyleyse bilgi üniversitesi'ndeki hocaların hiçbirisi öğrencilerin kullandığı dil ile ilgili hiçbir şikayette bulunmamalı. sizin mantığınızla her "tiki" dilde devrim yapıyor.

    bir araştırma yapmak istediğinizi bize bildirseydiniz, size ayrı bir hesap açardık. araştırmanıza yazarlığın dahil olması durumunda ise sözlükte yazar olmanın şartlarını siz de yerine getirmek durumundasınız.

    bunun yanında, bize karşı göstermiş olduğunuz tavır gerçekten çok çirkin. polis çevirmesine yakalanan ve polis memuruna "sen benim kim olduğumu biliyor musun?" diyen milletvekillerini anımsatıyorsunuz. bu şekilde daha çok ciddiye alınacağınıza mı inanıyorsunuz?

    siz bilgi'ye yakışır bir sözlük istediğinizi belirtmişsiniz. biz de sadece bilgi'ye yakışan değil, okuyanlara bir şeyler katacak, bilgi birikimi sunacak, entelektüel paylaşım konusunda biraz olsun faydalı olabilecek bir sözlük istiyoruz.

    sizin reklamcı dilinizle ifade edelim: hizmetimizi "tüketmek" istiyorsanız, hizmeti sunanın kurallarına riayet etmek durumundasınız. örneğin, bir filmi "tüketmek" amacıyla sinemaya gitmişseniz, film sırasında salonda yüksek sesle telefonla konuşamazsınız. eğer bunu denerseniz mutlaka uyarılır, devam etmeniz durumunda da olasılıkla salondan çıkarılırsınız. bu kuralın uygulayıcıları da sizin kaan işmen olmanızla ilgilenmez. gerçi türkiye'de ne yazık ki işler böyle yürümüyor, siz de "siz benim kim olduğumu biliyor musunuz"la işleri çözmeye alıştıysanız belki burada da sorunu böyle çözebileceğinizi düşünmüş olmanız normaldir.

    hizmetimizi tüketmekten memnun değilseniz, alternatif bir hizmet tercih edebilirsiniz. ne de olsa rekabet düzeni alternatifleri yaratacaktır (görünüşe göre yaratmıştır da, değil mi?).

    kısacası, bu gösteri toplumunun içinde o girdilerle var olamazsınız (en azından burada).

    saygılarımızla.

    santral sözlük yönetimi adına
    melis oflas

    (not: web sunucunuzun türkçe karakter ayarlarını doğru belirler veya sunucuyu işi bilen birine ayarlatırsanız, e-postalardaki türkçe karakterleri sorunsuz okuyabilirsiniz.)


    --------------

    gönderen: kagan ismen
    alıcı: santral sözlük
    tarih: 3 mart 2010 11:27
    konu: re: selam, ben su...

    ileti: sevgili melis,

    ben şu ana kadar bir şahsa değil, bir kuruma yazıyordum mail’lerimi.
    ve bana gelen ilk cevabınız da, bana imzasız olarak gelmişti.
    dolayısıyla, kimseye kişisel bir şey yazmadım şu ana kadar.

    fakat, gelin görün ki, siz birebir bana, şahsıma bir mail attınız.
    ve mail’iniz inanılmaz hakaretler içeriyor, resmen haddinizi aşmaşsınız!
    bu üslubunuz afedilebilir değil. derhal bu mesnetsiz yakıştırmalırınız için öncelikle benden özür dilemelisiniz.
    bu ivedilikle sizden bekliyorum.

    ayrıca size bir tavsiyem olacak, biriyle yazışırken, bir bakın bakalım yazdığınız insan kim ?
    kime, ne yazdığınızın farkına varabilmeniz için, bu çok önemli bir kriterdir !
    8, 9 yıldır bilgi ailesi’ne mensup bir hocayla, bu uslüpla konuşamayacağınızı size benim öğretmemem gerekir.
    maden böyle bir işe soyundunuz, bunu zaten biliyor olmanız gerekirdi.

    madem merak ettiniz yanıtlayayım, evet tüm yazılarımda smile var. çünkü tüm yazılarımı, bu ruh haliyle yazdım.
    bu yazarın tercihidir. bu oluşum da tdk’nın güdümünde olmadığına göre, yazarım bu konudaki tercihine saygı göstermeniz kaçınılmazdır.
    her kim ki, yaptığı şeyin arkasında duruyorsa, zaten sizin onu dinlemek ve değerlendirmek gibi bir sorumluluğunuz vardır.

    yazdığım yazılara şikayetler olduğunu söylemişsiniz. ben buna inanmıyorum! bu konuda beni ikna etmek zorundasınız.
    “su” konu başlığında yazdığım yazılara gelen tepkilerin de önemli bir kısmı, bu konuda bir şikayet belirtmek yerine, memnuniyet bildirmiştir.
    sadece bir kişi pyros hariç.
    sahtepetrucci'ye her istediğini yaptırarak kıskançlığımı kazanan yazar. gözüm üzerinde!
    (aum, 24.02.2010 02:26)
    onun da durumu belli.
    belli ki sizden biri.

    siz bugüne kadar türkçe konusunda ne gibi bir varlık gösterdiniz de, bu konuda beni yargılama cürreti gösterebiliyorsunuz ?
    ben bu ülkede, türkçe’nin doğru kullanılması konusunda yıllarca emek vermiş bir yazarım. hayatımı da, 21 yıldır yazarak kazanıyorum.
    bu konuda yaptığım çalışmalar, 1997-2000 yılları arasında, zamanın kültür bakanı tarafından takdir edilmiş, ülkenin tüm kurumlarına buna
    tdk’da dahildir, örnek çalışma olarak gösterilmiştir. 3 sene boyunca başkanlığını yaptığım reklam yazarları derneği de,
    türkçe’ye yaptığı katkılar neticesinde, örnek dernek olarak takdir edilmiştir. tüm kurum ve derneklerin katıldığı bir kurultayda hem de!
    siz neden bahsediyorsunuz yani ?
    üstelik, benim account’umu kapatmanıza sebep olan son yazımda da, smile işaretini, tam da o kurallarınızın izin verdiği halde kullanmama karşın!

    ben bugün santralistanbul’da olacağım.
    bu yazdığınız yazıdaki tavrı, yüzüme karşı da gösterebilecek misiniz çok merak ediyorum.
    bugün saat 15.00-20.00 arası üniversitedeyim. sizinle tanışmayı çok isterim.
    burada yazdıklarınızı, yakıştırmalarınızı, bir de gözümün içine bakarak bir kez daha dillendirin, gerçekten samimiyseniz bu konuda.

    ben bu konunun peşini bırakmayacağım.
    bilgi’nin özgürlükçü yaklaşımına, bu tavır kesinlikle yakışmıyor.
    santral sözlük, bu haliyle bilgi’nin adını, varlığını kullanamaz bence.
    yaptığınız bu hatayı derhal düzeltmenizi son bir kez daha rica ediyorum.

    ve sizden randevu talep ediyorum bugün için.
    16.00-19.00 arası dersim var. bunun dışındaki saatlerde sizinle tanışmak isterim.

    ---------------------

    gönderen: kagan ismen
    alıcı: santral sözlük
    tarih: 3 mart 2010 12:29
    konu: re: selam, ben su...

    sizden gelen cevap üzerine, her ne kadar katılmasam da, girdilerimi yeniden düzenledim.
    şimdi vadettiğiniz gibi yazarlığımı tekrar onaylayın lütfen. bu faşizan uygulamayı sonlandırın yani.

    ---- (alıntılanan mesaj) ----

    merhaba,

    açıklama olarak "konuk yazarlar için 15 altın kural" başlığının 5. maddesini okuyabilirsiniz. bu konudaki uyarı üyelik sürecinde de belirtiliyordu ama sanırım atlamışsınız. girdilerinizi düzenlediğinizde yazarlığınızı tekrar onaylayacağız.

    (sayın işmen'in düzenlediğini belirttiği girdiler)
    santral sözlük

    - fikir bir yerden tanıdık geliyor diye düşündüren :) arkasından olsun, bizim de olsun dedirten... vcd ya da reklamcılık'tan bir tanıdığa logo sipariş etmesi gereken... hayırlı olsun demek gereken, iyi niyetli bir girişim.
    (su, 15.02.2010 00:25)

    so cafe

    - santralistanbul'un en faydalı eğitim alanlarından biridir...

    insanın haksızlığa uğrama, kazıklanma hislerini kuvvetlendirir... zehirlenme, mide ağrıları gibi sağlıksal durumlara karşı bağışıklık kazandırır... dolayısıyla, isyan etme, karşı durma, direnme, değiştirme duygu ve dürtülerini güçlendirir. :)
    (su, 15.02.2010 00:48 ~ 03.03.2010, 12:09)

    shuttle

    - "ucuz etin yahnisi yavan olur" deyiminin bilgi'deki karşılığıdır. :)
    (su, 15.02.2010 00:59 ~ 03.03.2010, 12:10)

    santralistanbul

    - güzel oldu, ne güzel, daha da güzel olsun dedirten ve insanı güzel kelimesine yabancılaştıran, pek güzel kampüsümüz. :)
    (su, 15.02.2010 01:04 ~ 03.03.2010, 12:10)

    reklamcılık

    - reklama girer diye şu ana kadar kimsenin açmaya cesaret edemediği konu başlığı... :) bir meslek... bilgi'de bir bölüm.
    (su, 15.02.2010 01:11 ~ 03.03.2010, 12:10)

    öğrenci psikolojisi

    - bu psikolojiye giriş yapmak için mutlaka öğrenci olunması gereken, daima haklı, özeleştirisi sonradan gelişen, mutlaka yaşanması gereken bir duygu. :)

    tüm hocaların bu dersi alması gerekir ayrıca. :)
    (su, 02.03.2010 18:14 ~ 03.03.2010, 12:11)

    kenan evren

    - zararlılar grubundan. verdiği zarar ve ziyanın hesabını vermesi mümkün olmayanlardan. ben affetsem, sen affetsen, milyonlarca insanın asla affedemeyeceklerinden (kaldı ki ben de affetmem). uzun yaşayıp, iç hesaplaşmasını yapmadan, tüm acı çektirdiklerinden yalvar yakar af, özür dilemeden ölmemesi gereken yazık kişi.
    (su, 25.02.2010 15:16)

    amsterdam

    - "başka bir dünya mümkün" hissinin bünyeye tam olarak yerleşmesini sağlayan özgürlükler şehri. yoktan var edilmiş, denizden ödünç alınmış, ama denizin bile geri almaya kıyamayacağı kadar güzel yapılmış bir şehir. kesinlikle zeka ürünü. üzerine düşünülmüş şehir ötesi.

    şehrin durumu ortada, yollar sokaklar dar, gelin bu şehirde otomobil kullanmayalım, hepimiz bisiklete binelim diyip de, herkesin buna uyduğu, bir arada yaşam nasıl olurmuşa dünyada gösterilebilecek en iyi örnek. gidin, sakın es geçmeyin. :)
    (su, 25.02.2010 15:23 ~ 03.03.2010, 12:11)

    marihuana

    - bu saate kadar hala kimsenin yazmamış olmasına şaştığım konu başlığı. :)
    hadi bu da benden olsun... :)
    (su, 25.02.2010 15:27 ~ 03.03.2010, 12:12)

    radiohead

    - bana göre şu anda, dünyada en iyi rock müzik yapan birkaç gruptan biri. müziği çok iyi biliyor, hatta bence dalgalarını bile geçiyorlar.
    iyi ki varlar.
    (su, 25.02.2010 15:59)

    marihuana

    - marihuana, marijuana, cannabis, esrar, kenevir hepsi doğrudur.
    (su, 25.02.2010 16:08)

    celil oker

    - bilgi'de "iyi ki varsınız" listesi yapılsa, en üst sıralarda isminin mutlaka anılması gereken ustadır, babadır, candır ...
    (su, 01.03.2010 18:27)

    su

    - "su gibisi yok" sözündeki özne, nick'im benim, benim nick'im... :)
    (su, 02.03.2010 17:53 ~ 03.03.2010, 12:13)

    gogol bordello

    - çingene ruhunun aynasıdır, müzik ziyafetidir, çoşkudur, neşedir, saygı duyulması gereken bir zaat olduğunu maddona'nın bile teslim ettiği bir müzisyendir. dinleyin gari ! :)
    (su, 02.03.2010 17:56 ~ 03.03.2010, 12:13)

    1. nesil yazarlar

    - an itibariyle başka nesil olmadığından, 1. nesil ünvanına sahip olmuş, bu ünvana layık olmaya çalışan, santral'in girişimci ruhlu güruhu. iyi ki varlar, yoksa santral sözlük pek tatsız tuzsuz olurdu. :)

    dünyanın bütün 1. nesil yazarları, birleşin. :)
    (su, 02.03.2010 18:03 ~ 03.03.2010, 12:14)

    beğenilen ve beğenilmeyen girdiler

    - başka başka emellere alet edilmemesi gereken, oyunun bir parçası. :)
    sadece vicdan sahiplerininki kabul görüyormuş. :)
    (su, 02.03.2010 18:08 ~ 03.03.2010, 12:14)

    su ve rakı

    - ben ve rakı gibi, birbiriyle iyi giden, giderken keyif veren ata sporu. :)
    (su, 02.03.2010 18:16 ~ 03.03.2010, 12:15)

    staj

    - sömürünün resmiyet kazanmış hali :) her öğrencinin yapmak için can atıp, sonrasında kaçmak için fırsat kolladığı çürümeye yüz tutmuş müessese... :)

    tüm staj madurları birleşin ! :)
    (su, 02.03.2010 18:22 ~ 03.03.2010, 12:15)

    öğrenci psikolojisi

    - "sözlüğe taze giriş yapan öğrenci" oltasına atlayan sazanların sayfaya dökülüp saçılmasını sağlayan, gülücüklerden korkulmaması, hatta desteklenmesi gerektiğini sorgulatan, "her yazanı öğrenci sanma" felsefesini dimalara sokan bir psikolojidir aynı zamanda... :) ayrıca sensin format ! :)
    (su, 02.03.2010 18:34 ~ 03.03.2010, 12:16)

    format

    - atılması gereken, yani at gitsin türünden... :)
    sadece hard disc'lere değil, fikirlere de atılması ilerleme anlamında elzemdir !
    (su, 02.03.2010 18:40 ~ 03.03.2010, 12:19)

    çekoslavakyalılaştıramadıklarımızdan mısınız

    - kendisi en uzun türkçe kelimedir, soru halidir, rekortmendir, gönüllerin şampiyonudur... :)
    (su, 02.03.2010 18:43 ~ 03.03.2010, 12:20)

    santral sözlüğe girerken yanınıza almamanız gerekenler

    - ben "kimlik" diye açayım konuyu... eğlenceli bir yere varır nasıl olsa... :)

    ertesi gün:
    hatta vardı bile ! bu sözlükteki dil polisleri de çevirme yapıyormuş içerde, bu yüzden kimlik lazım da olabilir, her ihtimale karşı.
    (su, 02.03.2010 18:46 ~ 03.03.2010, 12:22)

    cihangir

    - efendim ! :)
    (su, 02.03.2010 18:47 ~ 03.03.2010, 12:23)

    çekoslavakyalılaştıramadıklarımızdan mısınız

    - kelime : anlamı olan ses veya ses birliği, söz, sözcük.

    ayrıca "mı" bir soru ekidir.

    2. ayırca, bazen soru ekine birtakım ekler de gelebilir. bu ekler soru ekiyle bitişik yazılır. örn: mısınız. :)

    (su, 02.03.2010 19:05 ~ 03.03.2010, 12:24)

    santral sözlüğe girerken yanınıza almamanız gerekenler

    - para, kredi kartı, itibar...
    (su, 02.03.2010 19:07 ~ 03.03.2010, 12:25)

    su

    - bu başlığı "santral sözlük polisi" basmış... kaçın !
    oldu mu hocam? :)
    (su, 02.03.2010 19:14 ~ 19:15)


    --------------------------

    gönderen: kagan ismen
    alıcı: santral sözlük
    tarih: 3 mart 2010 13:11
    konu: re: selam, ben su...

    ileti: sevgili melis,

    ben oldukça yoğun çalışan biriyim, zamanım kısıtlı ve buna rağmen, senden bir randevu talep ettim.
    bugün için. buna sessiz kalma lütfen.
    buradan hakkımda atıp, tutup, benden kaçmayacaksın umarım.

    bu tavır, bu sorunu çözmeyi daha da güçleştirir.
    bana, yapmak istemediğim şeyler yaptırmayın lütfen.

    ve lütfen, randevu talebime cevap verin.
    ve lütfen, yaptığınız bu hatayı bir an önce temizleyin.

    senden cevap ve özür bekliyorum.
    dediğim gibi, bu konunun peşini kesinlikle bırakmayacağım, ta ki çözene kadar!

    bu arada, facebook’taki arkadaşlığımızı kısıtlamanız da gözümden kaçmış değil.
    beni aklınızca facebook’da da susturacağınızı mı sanıyorsunuz ?
    orada onlarca öğrencim üye. sözlüğün içinde onlarca öğrencim yazar.

    dediğim gibi, bana yapmak istemediğim şeyler yaptırmayın ve lütfen randevu talebimi bir an önce cevaplayın.

    -----------------------------

    gönderen: santral sözlük
    alıcı: kagan ismen
    tarih: 3 mart 2010 15:12
    konu: re: selam, ben su...

    ileti: sayın kağan işmen,

    size yazmış olduğum e-postada tek bir hakaret bile bulunmamaktadır.
    bize inatla cv'nizi yollamaya ve ne kadar üstün meziyetlere sahip olduğunuzu yazmaya devam ediyorsunuz. anlaşılan o ki, cv'nizle gerçeketen ilgilenmediğimizi tekrar belirtmeliyim. isterseniz benimkini de size gönderebilirim ama şu anda konumuz bu değil.

    bu arada galiba sizin kiminle yazıştığınız konusunda şüpheleriniz var, zira hem "sen" diye hitap ediyorsunuz hem de facebook'ta arkadaşlığımızı (hangi arkadaşlığımızı?) kısıtladığımı iddia ediyorsunuz. öğrenciniz olmadığımı açıkça belirteyim; ben sandığınız kişinin soyadına da dikkat ederseniz kendisinin başını boş yere yakmamış olursunuz.

    "çok yoğun çalışan" yalnız siz değilsiniz. benim de çevirmem ve incelemem gereken bir yığın makale ve kitap var. aynı zamanda birkaç gündür yakın bir arkadaşımın annesinin psikiyatrik rahatsızlığı nedeniyle balıklı rum hastanesi'nde refakatçi olarak bulunuyorum.

    mutlaka görüşmemiz gerektiğine inanıyorsanız buyrun, gelin. açıkçası biz böylesi bir gereklilik hissetmiyoruz.
    eğer bizi "istemediğiniz şeyler yapmakla" tehdit ediyorsanız, istemediğiniz her şeyi yapabilirsiniz. bilgi'nin ve santral isminin kullanımından rahatsızsanız ve bu durumun değitştirilmesini istiyorsanız, dediğinizi harfi harfine uygularız, sebebini de sözlükte açık bir şekilde belirtiriz.

    girdilerinizi düzenlemenize gelince: öncelikle teşekkür ederiz, ancak halen hatalı girdileriniz var. örneğin cihangir başlığına "efendim! :)" yazmışsınız. bu tip durumlarda (bkz: efendim) gibi bir kullanım olmadığı sürece girdileri siliyoruz, bu tip şeyler yazanlar konuk yazarsa yazarlıklarını onaylamıyoruz.

    biz kimsenin yazarlığını ego veya güç gösterisi yapmak niyetiyle düşürmüyoruz. gerçekten, "konuk yazarlar için 15 altın kural" başlığını okumuş ve sözlük konseptini benimsemiş olsanız hiçbir sıkıntı olmayacaktı. bu tavrınızla sadece santral sözlük'te değil, başka sözlüklerde de aynı muameleyle karşılaşacağınızı düşünüyoruz.

    girdilerinizle ilgili gelen şikayetlerin bazıları şöyle:

    şikayet gerekçesi: ilk entry ve tanım değil, üstelik formatla yakından uzaktan alaka yok bir de gülücük konmuş...
    (02.03.2010 18:57)

    şikayet gerekçesi: bu yazarı uyarın lütfen. her giride de gülücük olmaz ki ama.
    (02.03.2010 18:52)

    şikayet gerekçesi: tanım değil, forum havası yaratmış.
    (02.03.2010 18:26)

    şikayet gerekçesi: gülücük
    (02.03.2010 18:20)

    bu arada fark etmediyseniz belirtmek isteriz: santral sözlük gönüllü bir kuruluştur; bir ayda reklamlardan kazandığımız ve henüz cebimize girmemiş olan para ise 5 dolar civarında. yani üye olan herkesi yazar yapmak veya tüm beklentilerini karşılamak gibi profesyonel bir sorumluluğumuz veya sözümüz yok. bizim de işimiz gücümüz var. siz de çok yoğun çalışıyorsanız, gönül rahatlığıyla işinize dönebilirsiniz; biz de öyle yapıyoruz. çünkü sözlük bizim hobimiz, hayatımızın anlamı değil. e-postalarımıza da bu yüzden her saniye bakamıyoruz.

    kolaylıklar dilerim.
    melis oflas


    --------------------

    gönderen: kagan ismen
    alıcı: santral sözlük
    tarih: 3 mart 2010 13:11
    konu: re: selam, ben su...

    ileti: melis,

    tek kelimeyle terbiyesizsin.
    yazık, eğitim sana hiçbir şey katamamış.
    beni engelemeniz tamamen keyfi.
    benim durumumda yazan onlarca insan var sözlükte.

    ve bu yazdıklarının bedelini mutlaka ödeyeceksin.
    sonuçta, herkes hak ettiğini yaşar.
    sen de yaşayacaksın.
    belki bu şekilde öğrenirsin.

    ------------------------

    gönderen: santral sözlük
    alıcı: kagan ismen
    tarih: 3 mart 2010 16:35
    konu: re: selam, ben su...

    ileti: yazdıklarınızda tehdit ve hakaret unsurları taşıyan kelimeler ("terbiyesizsin", "bu yazdıklarının bedelini mutlaka ödeyeceksin" vb.) bulunmaktadır. bu nedenle hakkınızda yasal yollara müracaat edeceğimizi bildiririz.

    ------------------------------

    gönderen: kagan ismen
    alıcı: santral sözlük
    tarih: 3 mart 2010 19:56
    konu: re: selam, ben su...

    ileti: lütfen edin.
    aynı karşılığı bulacağınızı söylemeye bilmem gerek var mı ?
    kimin yazdığında haraket var, mahkemeler karar versin.

    -----------------------------------------------------------------------------------------

    kağan işmen ve santral sözlük yönetimi arasında geçen e-posta diyalogunun tamamı bu şekildedir.

    şimdi isterseniz bir de sayın işmen'in facebook'ta açtığı sigara içenlerin haklarini koruyalim! grubuna yazdığı "grupta yazışma adabı" başlıklı yazıyı okuyalım:


    "grupta yazişma adabi ----

    değerli arkadaşlar,
    bu grup, bizler adına son derece önemli bir amaca hizmet ediyor.
    dolayısıyla, bu grubun duvarına yazarken, lütfen bu hassasiyetimizi göz önünde bulundurun.

    içeriği olmayan, bir fikir beyan etmeyen, daha önce defalarca yazılan, yukarıdaki grup yazısını okumadan sadece saldırı amaçlı yazılan, kendini tekrarlayan ve kafayı toplayamayıp, kendini arka arkaya 2, 3 mesajla ancak ifade edip, bir altındaki değerli yazıların görünür olmasını engelleyen yazılar, tarafımdan silinecektir.

    şimdiden söylüyorum, kimse alınmasın, gücenmesin lütfen.
    kendi arasında tartışmak isteyen arkadaşlar, pekala özelden yazışabilirler.

    tüm gruba sevgiler, saygılar"


    gördüğünüz gibi, konu işmen'in kurduğu bir grup olduğunda, bazı kurallar söz konusu olabiliyor. bu kuralların dışına çıkan yazıların silinmesi ise sansür kategorisine girmiyor. ancak konu santral sözlük olduğunda, benzer kuralların varlığı "sansür" olarak nitelendiriliyor.

    öyleyse biz de "sansürlendiği" iddia edilen girdilerin tamamını buradan paylaşalım (girdilerin birçoğunda eksik olan noktalama işaretleri de sayın işmen konuk yazarlığa döndürüldükten sonra kendisi tarafından eklenmiştir).

    işte sayın kağan işmen'in "sansüre uğrayan" aykırı girdileri:

    1. santral sözlük

    fikir bir yerden tanıdık geliyor diye düşündüren :) arkasından olsun, bizim de olsun dedirten... vcd ya da reklamcılık'tan bir tanıdığa logo sipariş etmesi gereken... hayırlı olsun demek gereken, iyi niyetli bir girişim.
    su, 2010-02-15 00:25:04)



    2. so cafe

    santralistanbul'un en faydalı eğitim alanlarından biridir...

    insanın haksızlığa uğrama, kazıklanma hislerini kuvvetlendirir... zehirlenme, mide ağrıları gibi sağlıksal durumlara karşı bağışıklık kazandırır... dolayısıyla, isyan etme, karşı durma, direnme, değiştirme duygu ve dürtülerini güçlendirir. :)
    su, 2010-02-15 00:48:31)



    3. shuttle

    "ucuz etin yahnisi yavan olur" deyiminin bilgi'deki karşılığıdır. :)
    su, 2010-02-15 00:59:35)



    4. santralistanbul

    güzel oldu, ne güzel, daha da güzel olsun dedirten ve insanı güzel kelimesine yabancılaştıran, pek güzel kampüsümüz. :)
    su, 2010-02-15 01:04:56)



    5. reklamcılık

    reklama girer diye şu ana kadar kimsenin açmaya cesaret edemediği konu başlığı... :) bir meslek... bilgi'de bir bölüm.
    su, 2010-02-15 01:11:03)



    6. öğrenci psikolojisi

    bu psikolojiye giriş yapmak için mutlaka öğrenci olunması gereken, daima haklı, özeleştirisi sonradan gelişen, mutlaka yaşanması gereken bir duygu. :)

    tüm hocaların bu dersi alması gerekir ayrıca. :)
    su, 2010-03-02 18:14:54)



    7. kenan evren

    zararlılar grubundan. verdiği zarar ve ziyanın hesabını vermesi mümkün olmayanlardan. ben affetsem, sen affetsen, milyonlarca insanın asla affedemeyeceklerinden (kaldı ki ben de affetmem). uzun yaşayıp, iç hesaplaşmasını yapmadan, tüm acı çektirdiklerinden yalvar yakar af, özür dilemeden ölmemesi gereken yazık kişi.
    su, 2010-02-25 15:16:43)



    8. amsterdam

    "başka bir dünya mümkün" hissinin bünyeye tam olarak yerleşmesini sağlayan özgürlükler şehri. yoktan var edilmiş, denizden ödünç alınmış, ama denizin bile geri almaya kıyamayacağı kadar güzel yapılmış bir şehir. kesinlikle zeka ürünü. üzerine düşünülmüş şehir ötesi.

    şehrin durumu ortada, yollar sokaklar dar, gelin bu şehirde otomobil kullanmayalım, hepimiz bisiklete binelim diyip de, herkesin buna uyduğu, bir arada yaşam nasıl olurmuşa dünyada gösterilebilecek en iyi örnek. gidin, sakın es geçmeyin. :)
    su, 2010-02-25 15:23:30)



    9. marihuana

    bu saate kadar hala kimsenin yazmamış olmasına şaştığım konu başlığı. :)
    hadi bu da benden olsun... :)
    su, 2010-02-25 15:27:01)



    10. radiohead

    bana göre şu anda, dünyada en iyi rock müzik yapan birkaç gruptan biri. müziği çok iyi biliyor, hatta bence dalgalarını bile geçiyorlar.
    iyi ki varlar.
    su, 2010-02-25 15:59:02)



    11. marihuana

    marihuana, marijuana, cannabis, esrar, kenevir hepsi doğrudur.
    su, 2010-02-25 16:08:19)



    12. celil oker

    bilgi'de "iyi ki varsınız" listesi yapılsa, en üst sıralarda isminin mutlaka anılması gereken ustadır, babadır, candır ...
    su, 2010-03-01 18:27:08)



    13. su

    "su gibisi yok" sözündeki özne, nick'im benim, benim nick'im... :)
    su, 2010-03-02 17:53:30)



    14. gogol bordello

    çingene ruhunun aynasıdır, müzik ziyafetidir, çoşkudur, neşedir, saygı duyulması gereken bir zaat olduğunu maddona'nın bile teslim ettiği bir müzisyendir. dinleyin gari ! :)
    su, 2010-03-02 17:56:25)



    15. 1. nesil yazarlar

    an itibariyle başka nesil olmadığından, 1. nesil ünvanına sahip olmuş, bu ünvana layık olmaya çalışan, santral'in girişimci ruhlu güruhu. iyi ki varlar, yoksa santral sözlük pek tatsız tuzsuz olurdu. :)

    dünyanın bütün 1. nesil yazarları, birleşin. :)
    su, 2010-03-02 18:03:05)



    16. beğenilen ve beğenilmeyen girdiler

    başka başka emellere alet edilmemesi gereken, oyunun bir parçası. :)
    sadece vicdan sahiplerininki kabul görüyormuş. :)
    su, 2010-03-02 18:08:03)



    17. su ve rakı

    ben ve rakı gibi, birbiriyle iyi giden, giderken keyif veren ata sporu. :)
    su, 2010-03-02 18:16:36)



    18. staj

    sömürünün resmiyet kazanmış hali :) her öğrencinin yapmak için can atıp, sonrasında kaçmak için fırsat kolladığı çürümeye yüz tutmuş müessese... :)

    tüm staj madurları birleşin ! :)
    su, 2010-03-02 18:22:42)



    19. öğrenci psikolojisi

    "sözlüğe taze giriş yapan öğrenci" oltasına atlayan sazanların sayfaya dökülüp saçılmasını sağlayan, gülücüklerden korkulmaması, hatta desteklenmesi gerektiğini sorgulatan, "her yazanı öğrenci sanma" felsefesini dimalara sokan bir psikolojidir aynı zamanda... :) ayrıca sensin format ! :)
    su, 2010-03-02 18:34:47)



    20. format

    atılması gereken, yani at gitsin türünden... :)
    sadece hard disc'lere değil, fikirlere de atılması ilerleme anlamında elzemdir !
    su, 2010-03-02 18:40:25)



    21. çekoslavakyalılaştıramadıklarımızdan mısınız

    kendisi en uzun türkçe kelimedir, soru halidir, rekortmendir, gönüllerin şampiyonudur... :)
    su, 2010-03-02 18:43:18)



    22. santral sözlüğe girerken yanınıza almamanız gerekenler

    ben "kimlik" diye açayım konuyu... eğlenceli bir yere varır nasıl olsa... :)

    [konuk yazar olduktan sonraki düzeltisi]

    ertesi gün:
    hatta vardı bile ! bu sözlükteki dil polisleri de çevirme yapıyormuş içerde, bu yüzden kimlik lazım da olabilir, her ihtimale karşı.
    su, 2010-03-02 18:46:45)



    23. cihangir

    efendim ! :)
    su, 2010-03-02 18:47:44)



    24. çekoslavakyalılaştıramadıklarımızdan mısınız

    kelime : anlamı olan ses veya ses birliği, söz, sözcük.

    ayrıca "mı" bir soru ekidir.

    2. ayırca, bazen soru ekine birtakım ekler de gelebilir. bu ekler soru ekiyle bitişik yazılır. örn: mısınız. :)

    su, 2010-03-02 19:05:01)



    25. santral sözlüğe girerken yanınıza almamanız gerekenler

    para, kredi kartı, itibar...
    su, 2010-03-02 19:07:18)



    26. su

    bu başlığı "santral sözlük polisi" basmış... kaçın !
    oldu mu hocam? :)
    su, 2010-03-02 19:14:23)


    ----------------
    aşağıdaki son 3 girdi, "su" lakabını kullanan kağan işmen'in konuk yazar statüsüne geri döndürülmesinden sonra girilmiş olduğundan hiç yayımlanmamış, dolayısıyla da sansürlenmemiştir.
    -------------------

    27. santral sözlük duyuruları

    yazanlar yazdıklarına özen gösteriyor da, siz aynı özeni göstermiyorsunuz ne yazık ki ?
    tartışmaktan bile kaçıyor, direkt sansürlüyorsunuz yazanları. ama bu böyle gitmez, haberiniz ola.
    su, 2010-03-03 14:59:53)



    28. santral sözlük duyuruları

    yazanlar yazdıklarına özen gösteriyor da, siz aynı özeni göstermiyorsunuz ne yazık ki ?
    tartışmaktan bile kaçıyor, direkt sansürlüyorsunuz yazanları. ama bu böyle gitmez, haberiniz ola.
    su, 2010-03-03 15:03:40)



    29. santral sözlük duyuruları

    7. konuk yazarlar için 15 altın kural başlığını incelemek ve hatmetmek üzere "konuk yazarlar tatil cenneti"ne bir haftalık tatil çeki kazanmıştır.

    bu yazının hesabını vermeli yazan.

    öyle yasaklayarak, yazıp kaçarak olmaz santral sözlük.
    içinde santral geçiyorsa biz sözlüğün, bilgi ailesi ile bir bağ kuruyorsa, bilgi adabında da davranmak zorundadır. aksi takdirde, bilgi ile bağını kesmelidir. bilgi'nin akademisyenleriyle kavga etmek için kurulmadı herhalde santral sözlük. ya da onları susturmak, yasaklamak, küçük düşürmek için.
    buysa niyet, onu da çıkın söyleyin açık açık da, hepimiz bilelim.
    --------------------------------------

    e-posta trafiğinin yayımlanması konusunda kağan işmen'in rızası alınmıştır.
    üçüncü kişileri ilgilendirmemesi gereken bu konuyu sözlükte yayımlamak zorunda kaldığımız için tüm sözlükçülerden özür dileriz.

    sahtepetrucci, #21409 | 04.03.2010 11:02 ~ 12.08.2011 03:08

  • 2.
    bütün gerçekliğiyle bu girdi okununca olayda kimin haklı veya haksız olduğu göz önüne geliyor.

    stabiliz, #36368 | 20.03.2010 02:14 ~ 07.01.2012 23:12

  • 4.
    kagan ismen in icler acisi halinin disavurumu galiba bu, yahu ben ogretim gorevlisi olacam kalkacam kendimi santralsozlukte tatmin etmeye calisacam adama derler senin isin gucun yok mu kardesim.sonra o nasil bir tavirdir oyle yok ben kimim bilmem neyim falan.yazik cok yazik.

    yourt, #63285 | 19.05.2010 23:10 ~ 12.08.2011 03:26

  • 5.
    siz kimi yasakladığınızı biliyor musunuz? sorusuna
    konsept icabı bilmiyoruz.
    cevabını vermek istediğim acemi suser.

    kaptanmagaraadami, #63289 | 19.05.2010 23:21 ~ 12.08.2011 03:26

  • 6.
    kendisi hakkında entry girildikten sonra gözüme şöyle bir şey çarptı eskaza keşke çarpmasaydı.

    9. marihuana

    bu saate kadar hala kimsenin yazmamış olmasına şaştığım konu başlığı. :)
    hadi bu da benden olsun... :)
    su, 2010-02-25 15:27:01)

    beyfendi, bu mudur verdiğiniz mesaj? bu mudur sözlükte bulmaya çalıştığınız? öğrencinin bile iki üç kez düşünüp yazdığı yerde sizin on kere düşünüp yazmanız gerekmez mi? girdiğiniz entry'e bakınca gerekmediği belli oluyor açıkçası

    7uvenile, #63304 | 20.05.2010 00:19 ~ 10.01.2012 19:26

  • 7.
    işin enteresan yanı, bu duyurunun odak noktasındaki hoca(mız)ın duyuru metniyle ilgili önce "en azından değiştirmeden yayımlamışsınız" cevabını verip, bir hafta sonra kendisini savunmak için yazdığı ve facebook'ta dağıttığı metinde şu tip itirazlarda bulunmuş olmasıdır.

    - "attığım e-postaların altında bulunan imzamı yayımlamamışlar." (bahsettiği imza, çalıştığı kurumun adını - farkyeri - ve bu kurumdaki pozisyonunu - yaratıcı yönetmen / yönetim kurulu başkanı - içermekte.)
    cevab: birincisi, bu imzanın bahsi geçen metnin anlaşılmasında neyi değiştireceğini, bu imzayı metne dahil etmeyerek ne gibi bir sahtekarlık yaptığımızı çok merak ediyorum: zaten meşhur bir kişi olduğu için kendisini ilaveten tanıtmamış olmamız kendisine neden tesir etti, anlamadık. ikincisi, e-posta trafiği doğrudan copy/paste yöntemiyle aktarıldı ve bahsi geçen imza da jpg dosyası olarak ekli olduğu için doğal olarak kopyalanmadı. üçüncüsü, keşke imzayı metne dönüştürüp duyurulara ekleseydik de google'dan farkyeri diye aratılınca bu başlık da görüntülenseydi sonuçlarda.

    - "benim facebook'taki "sigara içenlerin haklarını koruyalım" grubunda yazdığım metni orada yayımlamaya hakkınız var mı, o da tartışılır."
    cevab: tabi. bu metni ticari amaçlarla kullandık ve üzerinden binlerce dolar kazandık, o yüzden telif hakkını verip öyle yayımlamamız icap ederdi sanırım, ayıp etmişiz.

    - "ya beni tanıdılar da böyle davrandılar, ya da gerçekten beni tanımadılar. beni tanımış olmaları lazım, google'da adımı aratınca 6.510 sonuç çıkıyor. beni tanıdılarsa en azından yaşıma hürmet etmeliydiler; yok tanımadılarsa daha kötü, demek ki bu site iyi yönetilmiyor." (beni tanımıyorlarsa bilgi üniversitesi'ni temsil edemezler)"
    cevab: bizim aum'un gerçek ismini google'da aratınca da 12.800 sonuç çıkıyor, onun da ismi e-posta trafiğinde yazıyordu. ama işmen onu tanımadı, hatta son ana kadar kendi öğrencisi zannetti. biz de ona "sen aum'u tanımıyorsan bilgi'de hocalık yapamazsın" falan mı deseydik? e çıkan sonuçlar işmen'in iki katı, nasıl tanımaz?

    neyse bu konuda tek bir bakınız vereyim, manidar olsun, bir yanımıza kaçmasın. (bkz: turgay şeren )

    - "beni tanımış olsalar onlara senede onbinlerce dolar kazandıracak reklamlar ayarlardım".
    - cevab: eksik olsun.

    neticede yazılıp çizilecek çok şey vardı, konu soğusun, polemik bitsin istedim ama bu başlığı bugün görünce dayanamadım.

    bu arada facebook'ta "duyuruyu okumadım ama kağan hocanın haklı olduğuna sonuna kadar inanıyorum ve sözlüğü bırakıyorum!!!" gibi mesajlar yazan ismi bende saklı bazı arkadaşların 10-15 gün durup sonrasında sessiz sedasız yazarlığa devam ettiklerini de belirtmem gerekiyor sanırım, bu zamana kadar belirtmemiş olsam da.

    not: şimdi işmen çıkıp "benim cevap hakkımın olmadığı platformda arkamdan atıp tutuyorlar" demesin yine, ahan da orjinal gönderisi burada: http://www.facebook.com/...
    isteyen okur.

    ha, bu başlıktaki duyuru ve linki verilmiş facebook gönderisi arasındaki süreci takip etmek isteyen boş zamanı bol arkadaşlar için de facebook'tan sildiğimiz kamuya açık mesajların ekran görüntülerini gösterecektim, bir de baktım ki facebook'a koyduğum link konusunda hotfile ne diyor: "bu dosya ya telif hakkı iddiası nedeniyle veya yükleyen kişi tarafından silinmiştir."
    vallahi ben silmedim.

    neyse, arşivimiz iyidir efendim, buyrun, tekrar koydum: http://hotfile.com/...

    (bkz: cevab veremedi) (ulan bütün yazıyı şu bakınızı vermek için yazdım ya, inanamıyorum kendime.)

    sahtepetrucci, #63354 | 20.05.2010 01:13 ~ 12.08.2011 03:26

"kağan işmen'in iddiaları hakkında duyuru" hakkında bir tanım yapın:










© copyright santral sözlük 2010-2013.

w3c standartlarını biz biliriz biz!

hakkında | iletişim | şikayet

klavye kısayolları:

g güzelinden
b bugün
d dün
r bir gün
k keşfet