akış (50) | (02 ağustos 2015 pazar)





  • yazar fotoğrafı

    "türk şarkıcılarının kliplerinin çakma olması" hakkında :
    türk şarkıcıların kendilerinin çakma olması ile doğru orantılı olan durum. özgüven eksikliği ve sözüm ona ''dünya starı''na benzemek için bir taraflarını yırttıklarından mütevellit sonuçta şaşırtıcı olmuyor haliyle. eskiden klipleri yan yana koyup magazin programlarında yayınlarlardı şimdi onu da yapmıyorlar.

    telefonsuzadam, #439472 | 10 dk önce

  • yazar fotoğrafı

    "sabah ezanı" hakkında :
    duymaya alışkın olduğum. uyku düzenimin bozukluğundan genelde zamanı ya ezan sesinden ya da çan sesinden idrak ediyorum bu sıralar.

    telefonsuzadam, #439471 | 12 dk önce


  • yazar fotoğrafı

    "büyümek" hakkında :
    sizin için önem büyük önem arz eden birini kaybettiğinizde gerçek manada başlayan süreç. o an farketmesenizde zaman geçtikçe, geleceğiniz hakkında her ne kadar kararlı olursanız olun planlarınızı gözden geçirmeye başlar ve aylaklığı size ne kadar korkunç gelsede terkedersiniz. ve böylece süreç başlar. yalnız başına kararlar almak, onay mercisinin bulunmaması sizi gerçekten ayağı yere basan sağlam kararlar almaya iter. etrafta rahatça gezip yarını düşünmeden yaşadığınız günlerin sonuna yaklaşıyorsunuz demektir. o an da yapacağınız en iyi şey kabullenmek ve hazmetmektir aslında. inkar ve erteleme sizi başarısızlık ve çaresizliğe sürüklemekten başka bir işe yaramayacaktır. bu yüzden bu uyanışa ne kadar çabuk girer veyahut en azından simülasyonlarını erken pratik etmeye başlarsanız gün geldiğinde ki kesinlikle gelecek sizin için daha iyi olur.

    telefonsuzadam, #439469 | 16 dk önce

  • yazar fotoğrafı

    "öfke" hakkında :
    insanın en kolay açığa çıkarabildiği, temel ilkel duygusudur. gerçekliğiyle baş edemediği, duymaktan hoşlanmadığı, istediğini alamadığı, zarar gördüğüne inandığı veya düşündüğü bir durumda tepki vermesi için beynin kısa süreli bir çözüm olarak salgılanmasını emrettiği hormonlar yüzünden vuku bulur. bulaşıcıdır, mantık barındırmaz ve yapıcılığı öldürür.

    öfke sizin duyduğunuz bir duygu olması durumunda, baş bölgenize kan toplanır, basınçtan dolayı işitme yetiniz azalır. gözleriniz nispeten açılır ve yuvalarından ittirilmiş gibi birazcık çıkar. şakaklarınızdaki veya varsa anlınızdaki damarlar ağaç gibi dallanıp budaklanır, belirginleşir. küçük ter damlacıklarından meyveler verirler. çeneniz gerilir veya sıkılır. aksi gibi de çok konuşmak, hatta kelimeleri kusmak istersiniz. haksız olduğunuz -öyle değilse bile- hissedilmesin diye cümleleriniz ve hareketleriniz keskinleşir, savruklaşır.

    öfke size duyulan bir duygu olması durumunda, tartışmaya hazırlıksız yakalandığınız için gerilim hissedersiniz. vücut ısınız değişir ve kaslarınızı saran zarların ve derinizin çekildiğini hissedersiniz. baş bölgeniz soğur ve düşünceleriniz silikleşir. beyniniz herhangi bir zihinsel, fiziksel veya prsikolojik yara almamanız için sizi savunmaya sokar. işitmeniz ve anlgılamanız bölük pörçük olur. gözleriniz etrafı kolaçan ederken hem dışarıya hem bedeninizin içerisine uygun cevaplar, kalkanlar, gerilimsiz alanlar aramaya başlar. suçsuz ve dürüst olsanız bile ikna edici cümleleri bulamazsınız veya yalan söylüyor gibi görünürsünüz. buna maruz kalmak sizi öfkelenmekten daha çok yorar. dahası öfkeli kişiyi sakinleştirmeye çalışırken harcadığınız enerji ile bir ampulü gün boyu yakabilirdiniz. eğer öfke size de bulaşmışsa, suçlanmayı kendinize yedirememiş ve uygun kalkan bulamamışsanız sizin de gözleriniz büyümeye, başınız ısınmaya başlar.

    öfke her iki veya daha fazla kişi tarafından duyulan bir duygu olması durumunda, artık sadece öfke değil kin ve nefret de işin içine girecektir. hayırlı uğurlu olsun.

    androdamas, #439468 | 50 dk önce

  • yazar fotoğrafı

    "beşiktaş" hakkında :
    bu takım iyi yolda sadece güvenin arkadaşlar güvenin

    bilic'in gidişi sonrası yönetimde benim görüşüm iki düşünce mevcuttu; bu takıma winner, başarılar görmüs kurt bir yabancı hoca mı getirelim yoksa eğitici başarıya aç bir hoca mı? yönetimin eğilimi yüzde 40 winner yüzde 60 şenol hocaydı desek yalan olmazdı. günler oldu aylar oldu şenol hoca da karar kılındı. şenol hoca 2-3 günde bir ahmet nur çebi'nin sahibi olduğu kaptan şirketler grubuna gelip(imza atmamıştı daha) son durumları tartışıyordu. şenol hoca aslında başından beri ok'di. tek problem stat problemiydi. mabedimiz yapılana kadar en azından stabil istanbul'da oynayabileceğimiz bir stadımız olsun düşünceydi. sözler verildi ve anlaşma sağlandı artık şenol hoca 3 yıllığına beşiktaş'ın hocadıydı(dilerim kariyerini bizimle sonlandırırsın) o süreçte dikkatimi çeken şey jose sambade'nin(dünya çapı bir kaleci antrenörüdür) o taplantıda ayrılma kararını bildirmesi beklenirken şenol hocanın kendisini ikna edip kalmasıydı. şenol hoca artık büyük başarılara aç bir ordunun komunatanı rolüne getirilmişti.


    transferlere gelirsek, ilk önce gençlerbirliği ile sözleşmesi sonlanan tošić ile anlaşıldı. kimdir bu tošić hamına? tošiç ilk iki yılında gençler'in sol bekinde oynadı. bu dönemde adından ciddi anlamda söz edilmişti. hem defansif özelliğinin yüksek oluşu hem de gençlerbirliğinde defans tandeminde oluşan sakatlıklar sebebiyle son yılında çoğunlukla stoper mevkisinde denendi. hem bedava oluşu hem de bizim sol bekimizin sorunlu oluşu sebebiyle bence mantıklı bir transferdir. puanın nedir babolisano derseniz 7/10


    yıllardan beri olan sorun: sağ bek. sağ bek konusunda birçok isim yazılık çizildi. sonunda andreas beck konusunda görüş kılındı. peki kimdir andreas beck? beck, son 4 sezonunda hoffenheim'ın kaptanlık pazu bandını taşıyan aslında ofansif tarafından çok defansif trafını ön plana çıkan şarışın sağ bek. izlediklerimden yola çıkarak çeviklik ve kondisyon olarak gökhan ile birlikte ligin en iyi iki sağ beki olacak diyebilirim. ayrıca net bir alman disiplinidir. ama çok git-gel beklemeyin kendisinden. puanım 8.50/10


    gelelim quaresmaya nam-ı diğer q7mize. sol açık gerek sol açık amk diyen taraftarlardandım hep aslında. tamam olcay çok sempatik tamam olcay çok çalışkan tamam olcay çok temiz ama nedense hep içimde oraya adam lazım derdim. sola da hep isimler yazıp çizildi. önce konoplyanka yazıldı. sözleşmesinin bitişi ayrıca yüksek performansı bizi çok cezbetti. sevgilisi ve babası getirildi istanbul'a ama olmadı maalesef(çok istemiştik be abi). sonra ne oldu dzsudzsak ismi yazıldı. macar debreceni takımından beri takip ederim çok beğenirim kendisiyle de anlaşıldı taa ki quaresma'nın bjk'ye beni alın çağrısına kadar. porto ile olan bağları o günün benfica hocası jorge jesus'u öven sözleri sebebiyle kopmuştu. artık son demi yaşamak istiyordu kendisi içinde en iyi takım bjk'ydi. başından beri karşı olduğum q7 ismi nedense sonrasında gelsin abi gelsin amk hissi yarattı ben de. peki bunun sebebleri neydi? ana sebebleri winner oyuncu oluşu ve gözlerindeki samimiyetti. sonuç olarak cüzi bir miktara kendisiyle anlaşıldı. mutlu olduk. kendisinin herhangi saçma bir olayda kendisin kesileceğini farketmesi güzel bir şey aslında. puanım eski q7 performansı sergilerse 6/10 gerçekten oynayacaksa 9/10



    gelelim bu seneki en bomba transferimizeeee mario gomez değil bu isim şaşırmayın. rhodolfo. kim amk bu rhodolfo quardesh ya? rhodolfo 28 yaşında belki de brezilya ligidinin dede ile birlikte en iyi stoperiydi. alex telles'i gs'ye iteleyen en büyük etkenlerden biridir ayrıca.(oyun gelişimini o sağlamıştır bir nebze de olsa) rhodolfo, kafa hakimiyeti çok yüksek olan biraz hantal ama bu hantallığını uzun adımları ile kapatan bir stoper. kime benziyor peki bu? tam olarak belki de tarihimizin en iyi stoperlerinden ronaldo'ya benziyor diyebilirim. liderdir ayrıca. ikinci stoper pedro olursa açıkçası zorlanabiliriz. bana göre hazırsa milo hazır değilse ersan ile kullanacak. puanım kemiksiz 9/10


    demba ba'nın shangai kulübüne 14 m euroya itelenişi(severdim severdim ama iteledik yani şimdi) forvet konusunda ciddi bir açığımız olduğunu gösteriyordu. bu konuda da baya isim yazılıp çizildi. son olarak muhteşem bir anlaşmayla performansı düşse de gerçek anlamda bir dünya yıldızı mario gomez ile anlaştık. peki kimdir bu mario gomezzz? oha amk onu da ben anlatmayayım bilmiyorsan sık kafana peze seni. mario gomez 3 sezon önce münchendeyken toplamda 43 gol atan ama son iki sezonda sakatlıklar dolayısıyla düşen bir oyuncu.ayrıca messi ve ronaldo'dan sonra gol/dakika bakımından en iyi isimdir. gerek fiorentina'nın uefa ile başının dertte oluşu gerekse beşiktaş'ın yüksek isteği bu transferin oluşunu gerçekleştirdi.(erdal torunoğulları ve ahmet bulut'a sonsuz teşekkürler) buradaki en önemli şeyin töre ve q7den en yüksek performansı almak. bu gerçekleşirse 30-35 i görür toplamda. sakatlık olmazsa ve cenk rotasyonu iyi değerlendirilirse 9/10


    gelelim takımın değerlendirilmesine. geçen yıl şenol hoca bursaspor ile 4231 sistemini en iyi kullanan takımlardan biriydi. solda ve sağda bakambu ve volkan efekti inanılmaz yüksekti ve bana göre ekstra bir performanstı. orta alanda josue, belluschi ve ozan üçlüsü ofansif bir üçlüydü aslında. ee iyi diyosun neden çok gol yedi bursa peki? bunun sebebi aslında iki bekinin ofansif oluşu ve defans tandemini bir türlü oturtamamasıydı. serdar-civelli, serdar-şamil, civelli şamil, serdar-97'li ertuğrul hepsini denedi ama bir türlü olmadı. peki beşiktaş ne olacak.? öncelikle bursa'da aldığı bek katkısını beşiktaş'ta alamayacak gibi duruyor ama kesinlikle daha sağlam olacak. defans olarak daha iyi bir katkı alacak o kesin. orta saha eğer inler transferi gerçekleşirse çok dengeli olacaktır. açıklar eğer kendileri gibi oynarsa volkan bakambu etkisini aşabilirler(şampiyonluk için kilit toplamda 20 gol 20 asist) forvet konusunda fernandao katkısını alır mı tam olarak onu kestiremiyorum açıkçası. sakatlık olmamalı sakatlık kilit nokta bu. tolgay'dan bu sene inanılmaz patlama bekliyordum ama sakatlandı çakır gözlüm:(. performans yükselişi beklediklerim; frei, oğuzhan(iskelet reyis),cenk tosun(rotasyon),olcay.
    takımdan acil siktir olup gitmesi gerekenler;pektemek, necip, köybaşı, tolga(yakarsan sen yakacaksın takımı amk pezesi seni) benim görüşüm bu takım fb ile birlikte bu sezon şampiyonluk yarışını götürecektir.


    benim umudum var. o iyi insanlar o güzel atlara binip gitmediler henüz. son sözüm hakemlere; adam akıllı maç yönetin ulan!

    "beşiktaş'ı üzmesinler" -süleyman seba

    dexterdan masuka, #439467 | 2 saat 11 dk önce ~ 1 saat 27 dk önce

başlık hakkında bir tanım yapın:






© copyright santral sözlük 2010-2013.

w3c standartlarını biz biliriz biz!

hakkında | iletişim | şikayet

klavye kısayolları:

g güzelinden
b bugün
d dün
r bir gün
k keşfet